31 Ekim 2009 Cumartesi

Moskova Güncesi Yeniden....







5 aylık bir aradan sonra Moskova Güncesi olarak hayatın tüm kesitleriyle çok yakında sizlerle tekrar birlikte olacağız.....



Bizi bekleyin !!!!

2 Haziran 2009 Salı

Moskova'nın Parkları - Kuskova Parkı





Moskova'daki az bilinen parklardan biri olan Kuskova Parkı'na nihayet bu hafta sonu gitme fırsatı bulabildim. Göl, dere ve orman birleşiminin güzel bir geniş bir alana yayıldığı park özellikle yaz aylarında güneşlenmek ve dinlenmek için ideal. Parka pek çok kişi özellikle piknik (ateşsiz) yapmaya geliyor. Parkın içinde ateş yakmak ve mangal yapmak yasak ancak park sınırları dışında kalan yolun karşısındaki yeşil alan da mangalınızı da yakabiliyorsunuz.

Park içerisinde Gorki Park, VDNH gibi parklarda yer alan lunapark ve benzeri aktiviteler yok bu nedenle park oldukça sakin ve şehrin biraz dışarısında kalması nedeniyle bunaltıcı bir kalabalığı da yok. Parkta vakit geçirirken göl veya dere kenarında oturabilir, gezinti yapabilir veya dev ağaçların gökyüzünü bile kapattığı ormanın derinliklerinde kendinizle başbaşa kalabilirsiniz.

Ayrıca parkın içerisinde Rusya'nın devrim öncesi en önemli ailelerinden olan Sheremetyov ailesine ait şu an müze olarak kullanılan köşkü de bulunuyor. Köşke giriş ücretli. Kuskova parkının dezavantajlarından birisi metro istasyonundan biraz uzakta olması. En yakın metro istasyonları Ryazanskiy Prospekt ve Vykhino. Parka ulaşmak için önce bu metro istasyonlarından birine gelmek ve daha sonra ordan parka yaya veya taksi ile geçiş yapmak gerekiyor. Araba ile gidecekler ise Ryazanskiy Prospekti üzerinden parka rahatlıkla ulaşabilirler.

Moskova'da yaşayanlara veya Moskova'yı ziyaret edeceklere Kuskova Parkı'nı mutlaka görmelerini tavsiye ediyorum. Parka fotoğraf makinanızı almadan gitmeyin çünkü park içerisindeki güzel manzaları mutlaka daha sonra da hatırlamak isteyeceksiniz.

31 Mayıs 2009 Pazar

Mustafa Sarıgül - Yeni Durak Neresi ?


Türkiye onu 1987 yılı genel seçimlerinde SHP'den seçilen Türkiye'nin en genç milletvekili olarak tanıdı. 1991 genel seçimlerinde liste başı olmasına karşın SHP'nin bölge barajını aşamaması üzerine meclis dışı kalan Sarıgül 1999 yılı yerel seçimleri öncesinde DSP rüzgarının güçlü esmesi ve DSP'nin birinci parti olma ihtimalinin yükselmesiyle birlikte DSP'ye geçerek bu partiden Şişli Belediye Başkanı seçildi.

2002 genel seçimleri öncesinde İsmail Cem ve Hüsamettin Özkan'ın DSP'den ayrılarak YTP'yi kurması ve ilk zamanlarda medyanın da suni pompalaması sonucu bu partinin iktidar adayı gibi görünmesiyle birlikte Sarıgül'de anında soluğu YTP'de aldı. İsmail Cem'in YTP Genel Başkanı olarak ilk defa İstanbul'u ziyareti esnasında görkemli bir karşılama töreni düzenleyerek YTP'de etkili olmak istediğini göstermiş oldu. 2002 genel seçimleri sonrası YTP'nin %1 civarında oy alması ile birlikte Mustafa Sarıgül için de YTP defteri kapanmış oldu. Sarıgül bu sefer rotayı 2002 seçimlerinden güçlenerek çıkan CHP'ye çevirdi. 2002 Aralık ayında CHP'ye katılan Sarıgül 2004 yerel seçimlerinde CHP'den Şişli Belediye Başkanı seçildi.

Artık Şişli Belediye Başkanlığı Mustafa Sarıgül'ü kesmiyordu ve Sarıgül genel başkan olmak istiyordu. Bunun üzerine CHP'de Deniz Baykal ile liderlik mücadelesine girdi ve bu mücadeleyi kaybetti. Daha sonra çeşitli sebepler yüzünden CHP'den ihraç edilen Sarıgül'un 2009 yerel seçimleri öncesi adresi tekrar DSP olmuştu.

Yaklaşık 1,5 ay önce DSP'li bir belde başkanını ziyaretinde siyasi parti lideri gibi karşılanan Sarıgül tek hedefinin bu ülkede başbakan olmak olduğunu söylemişti. Bu konuşma üzerine herkes Sarıgül'ün son DSP kurultayında genel başkan adayı olmasını beklerken Sarıgül DSP'nin mevcut delege yapısı ile bu seçimi kesinlikle kazanamayacağını bildiği için aday olmadı.
Ve DSP'nin yeni genel başkanı Masum Türker ilk demecinde Sarıgül'e nazire yaparcasına kendisinin DSP'nin sadece genel başkanı değil aynı zamanda tek başbakan adayı olduğunu belirtti.

DSP'nin bir sonraki kurultayı 1,5 yıl sonra yani 2011 seçimlerinden kısa bir süre önce ve Masum Türker'de açıkça 2011 seçimlerine DSP'nin başında başbakan adayı olarak girmek istediğini duyurdu. Bu durumda "Türkiye'nin başbakan adayı" Sarıgül'ün DSP'de de işi hiç kolay gözükmüyor ve Sarıgül'e en azından Türkiye'ye başbakan adayı olabilmesi için çok duraklı siyasi hayatında yeni bir durak daha gerekiyor. Yeni durağın neresi olduğunu hep birlikte göreceğiz.

Abdüllatif Şener ve Türkiye Partisi


Tatiller, iş gezileri ve çeşitli yoğunluklardan dolayı Moskova Güncesi yazılarımıza kısa bir süre ara vermiştik. Bugün, Moskova'da havanın yaklaşık 28 derece olduğu bu güzel Pazar sabahında sizlere merhaba diyerek yazılarımıza tekrar başlıyoruz.

Daha önceki yazılarımızda sizleri Türkiye gündeminden yoksun bırakmamak için Türkiye'deki gündeme ve özellikle siyasi gündeme ilişkin yorumlarımızı da sizlerle paylaşacağımızı belirtmiştik ve bu konu ile ilgili 2 adet yazımızı sizlerle paylaşmıştık. Bugün de Türkiye siyaset gündemine ilişkin yorumlarımıza devam ediyor ve Türk siyasetinde yeni bir hareket başlatma yolundaki iki önemli ismi irdeliyoruz.

2011 genel seçimi yaklaşıyor ve siyaset de her geçen gün ısınıyor. Bu ısınmayla birlikte pek çok siyasi partinin bulunduğu ve seçim zamanlarında metrelerce oy pusulasını düzgün bir şekilde katlamanın bile dakikalar sürebildiği siyaset sahnemize geçen hafta yeni bir siyasi parti daha katıldı. Eski bakan Abdüllatif Şener, uzun süredir kurmayı düşündüğü partisinin kuruluş dilekçesini nihayet İçişleri Bakanlığı'na verdi.

Partinin ismi Türkiye Partisi. Türkiye Partisi'nin pek çok partili Türkiye siyasetinde nasıl bir yol izleyeceğini ve ne gibi bir şansı olabileceğini ilerleyen günlerde hep birlikte izleyeceğiz. Lakin, ilk olarak yapabileceğimiz bir tespit partinin kurucular kurulunda hiç bir önemli ve tanınmış siyaset adamının yer almaması. Bazıları bu durumu "siyasette yeni yüzler " şeklinde yorumlayabilir ama benim yorumum Abdüllatif Şener hareketinin, siyasetteki önemli aktörlerde ve gruplarda heyecan ve çoşkuyu yaratacak gerekli rüzgarı yakalayamamış olmasıdır.

Peki Türkiye Partisi'nin yepyeni isimlerle 2011'deki seçimlerde şansı olabilir mi ? Bu tamamen Abdüllatif Şener'in seçime kadar yeni partinin örgütlenmesini nasıl tamamlayacağını ve halka hangi yeni ve etkili mesajları verebileceğine bağlı. Aksi takdirde bu partinin kaderi de liderlerine olan "kamuoyu sempatisinin" büyük oy yüzdelerine dönüşeceği umuduyla kurulan fakat şu an adlarını bile kimsenin hatırlamadığı Bedrettin Dalan'ın Demokrat Merkez Partisi, Aydın Menderes'in Büyük Değişim Partisi, Hasan Celal Güzel'in Yeniden Doğuş Partisi ve Yusuf Bozkurt Özal'ın Yeni Partisi'nin kaderlerinden çok da farklı olmaz.

7 Mart 2009 Cumartesi

Ukrayna Mutfağı - Korchma "Taras Bulba" Restoranları







Moskova'nın merkezi caddelerinde gezerken tabelaları mutlaka gözünüze çarpmış olan Korchma "Taras Bulba" Restoranları, 14 şubesi ile Moskova'da Ukrayna mutfağının temsilciliğini yapıyor. Restoranların iç dizaynı geleneksel bir Ukrayna köy evi şeklinde düzenlenmiş ve garsonlar da geleneksel kıyafetler ile hizmet veriyorlar. Restorana girdiğinizde klasik bir restorana gelmediğinizi hemen anlıyorsunuz.

Yemek seçerken yaklaşık olarak bir ansiklopedi cildi kalınlığında olan ve pek çok değişik çeşidi içinde bulunduran restoran menüsünü incelemeniz epey bir vaktinizi alıyor. Menü tamamen Rus mutfağına oldukça yakın olan Ukrayna mutfağının salata, meze ve yemek çeşitlerini içermekte. Yemek kalitesini ortalamanın üzerinde olarak değerlendirebileceğim restoranda benim favorilerim salata çeşitleri, borş çorbası ve tavuk kievski (Kotlety po-kievski). Restoranın ve Ukrayna mutfağının en önemli spesiyallerinden olan ve garsonların mutlaka sipariş etmenizi tavsiye ettiği Salo isimli meze çeşitleri konusunda ise sizi önceden uyarmak isterim. Görünüşünden anlaşılmamakla beraber bu meze çeşitleri domuz etinden yapılmakta.

Siparişlerinizi verdikten sonra masanıza ulaşması uzun bir vakit almıyor. Kısaca servis hızı ve kalitesi kabul edilebilir düzeyde. Restoranın fiyatları da kesinlikle pahalı olarak nitelendirilemeyecek seviyede. Ağırlıklı olarak Moskova'nın merkezinde yer alan ve geniş bir müşteri kitlesine sahip olan restoranlar hakkında bizim burada anlatamadıklarımız http://www.tarasbulba.ru/ adresinde.

Ambiyans: 4/5
Yemek:4/5
Servis: 3/5
Fiyat:1000 - 1500 RUR (Kişi başı)

6 Mart 2009 Cuma

8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun




Rusya'da yılbaşından sonraki en önemli gün veya bayram nedir diye sorduğunuzda muhtemelen pek çok kişiden 8 Mart Dünya Kadınlar Günü diye cevap alacaksınız. Gerçekten de bugün Rus kadınları için oldukça önemlidir ve büyük bir bayram edasında kutlanır. Bu özel günde tüm erkekler hayatınlarındaki tüm önemli kadınları çiçeksiz ve hediyesiz bırakmazlar. Ayrıca sadece erkekler kadınları da değil, kadınlar da birbirlerini hediye ve çiçeklerle kutlarlar.

Türkiye'da hala çok önem kazanamamış olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün ülkemizde de bir bayram şeklinde kutlanacağı günleri görmek dileğiyle....

Kadınlar gününüz kutlu olsun.

21 Şubat 2009 Cumartesi

23 Şubat - Vatanın Savunucuları Günü







Bu Pazartesi, yani 23 Şubat, Rusya'da Vatanın Savunucuları Günü ve dolayısıyla resmi tatil. Geçmişi 1918 yılına kadar uzanan bu günün tarihine baktığımızda, Rusya İç Savaşı sonucu zafere ulaşan Kızıl Ordu'nun resmi olarak kuruluşunu gerçekleştirerek tüm ülkede kontrolü ele almasıyla beraber her sene 23 Şubat'ın tüm ülkede "Kızıl Ordu Günü" olarak kutlandığını görmekteyiz.

1949'a kadar bu isimle kutlanan gün, bu yıldan sonra "Sovyet Ordu ve Donanma Günü" adı altında kutlanmaya başlıyor ve 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla beraber şu anki ismini alıyor.

İsminden de anlaşılacağı üzere aslında bu milli gün resmi olarak askerlere, subaylara ve hayatının herhangi bir aşamasında orduda herhangi bir kademede görev yapmış kişilere adanmış. Fakat son dönemlerde Rusya'da 23 Şubat günleri 8 Mart Kadınlar Günü'ne alternatif olarak kutlanan bir Erkekler Günü'ne dönüşmüş durumda. Bu günde kadınlar eşlerinin, sevgililerinin, oğullarının, kardeşlerinin, iş arkadaşlarının ve kısaca hayatında yer tutan tüm erkeklerin "Erkekler Gününü" kutluyor ve hediyeler veriyorlar. Kısaca 23 Şubat da Rusların hayatında - 8 Mart Kadınlar Günü kadar olamasa da - oldukça önemli bir yer tutuyor.

Vatanın Savunucuları Gününüz kutlu olsun.......

13 Şubat 2009 Cuma

Sevgililer Günü


Malum yarın 14 Şubat, Sevgililer Günü...Biz de Moskova Güncesi olarak tüm sevenlerin Sevgililer Günü'nü kutluyoruz...Sevgisiz ve aşksız kalmayın.

25 Ocak 2009 Pazar

Moskova'nın Parkları - Gorki Park'ta Kış Keyfi







Moskova'nın en merkezi ve en büyük parklarından olan Gorki Park (diğer ismiyle Park Kultury) yaz aylarında hemen hemen her Moskovalı'nın ve Moskova'ya yolu düşen herkesin gezmek, eğlenmek ve güzel vakit geçirmek için uğradığı en önemli mekanlardan biridir. Sonbahar aylarında bir nebze yanlızlığa ve hüzne itilen park kışın tekrar tüm Moskovalı'lar için bir cazibe haline gelmektedir.

Havaların eksi derecelerde seyretmeye ve kar yağışının yoğunlaşmaya başlamasıyla beraber beyazlar içerisinde doğal bir buz pateni pistine dönüşen Gorki Park, özellikle haftasonları buz pateni yaparak keyifli vakit geçirmek isteyen herkesin akınına uğruyor. Ben de son iki haftasonumu, buz pateni yapmak ve Gorki Park'ın keyifli kışlık ambiyansını yaşamak için parkta geçirdim.

Gerçekten ortam canlı ve çekici. Kışı ve karı sevenlerin her ikisini de zevkle yaşayabileceği bir yer. Kendi pateninizle veya parktan makul bir fiyata kiralayabileceğiniz bir patenle doyasıya buz pateni yapabiliyorsunuz. Park buz pateni pistine dönüşmekle beraber canlı ve anime havasını kaybetmemiş. Buz pateni yaparken aynı zamanda yemek ve çay molası verebilir veya küçük hediyelerden kazanmak için havalı tüfek atışı ve benzeri oyunlarla eğlenebilirsiniz.

Parkın kışa özel diğer bir sürprizi ise Ren geyiklerinin çektiği kızakla gezinti fırsatı. Rusya'nın kuzeyi, İskandinav ülkeleri ve Kuzey Kutbu'nda ulaşım aracı olarak kullanılan Ren geyiği kızakları ile karlar üstünde kısa ama oldukça eğlenceli bir park turu atabilirsiniz. Kış vakti Moskova'da ne yapılır, yapacak hiçbir şey yok diyenlere bir Pazar günü Gorki Park'a uğramalarını mutlaka tavsiye ederim.

23 Ocak 2009 Cuma

Kılıçdaroğlu'nun Şansı


Dünkü yazımızda CHP'nin İstanbul adayının Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu sizlerle paylaşmıştık. Bugün ise Kılıçdaroğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı kazanma şansını yorumlamak istiyoruz. Öncelikle CHP'nin kamuyounda adı geçen aday adaylarından kesinlikle en çok oyu alacak ve tek kazanma şansı olan ismi aday olarak gösterdiği söyleyebiliriz.

Diğer isimlerden Ercan Karakaş entellektüel açıdan donanımlı biri olmakla birlikte uzun süre CHP'den ayrı kalması nedeniyle örgüt ve Genel Merkez tarafından pek fazla desteklenmiyordu ve aday olması durumunda bu husus seçim çalışmalarına ve genel kampanya havasına mutlaka negatif olarak yansıyacaktı. Örgüt tarafında güçlü olan Gürsel Tekin'in handikapı ise kamuoyunda nerdeyse hiç bilinmemesi ve bu nedenle 2 aylık kampanya döneminde kendini tanıtması ve öne geçmesinin oldukça güç gözükmesiydi.

Bu açılardan baktığımızda CHP, tüm Türkiye tarafından özellikle son dönemlerde gündeme getirdiği AKP ve Melih Gökçek hakkındaki yolsuzluk dosyaları ile tanınan ve yıldızı her geçen gün parlayan Kemal Kılıçdaroğlu'nu aday yaparak, AKP'nin önde gözüktüğü bu yarışı son güne kadar burun buruna geçecek bir duruma getirmiştir. Ayrıca Tuncelili olan Kılıçdaroğlu'nun Doğulu ve Alevi seçmenden de yüksek miktarda oy alması beklenmektedir.

Tüm bu bileşenleri biraya getirdiğimizde herkesin daha bir ay önce İstanbul'u yüzde yüz AKP kazanır dediği yerel seçim yarışı farklı bir boyuta taşınmış ve çekişmeli bir hal almıştır. Her ne kadar AKP şu an önde olsa da bir günde bile pek çok şeyin değiştiği siyasette 2 ay oldukça uzun bir zamandır ve bu süre zarfında Kılıçdaroğlu her gün oylarını ve desteğini artırarak bu seçime mutlaka ortak olacaktır.

22 Ocak 2009 Perşembe

CHP'nin İstanbul Adayı Kemal Kılıçdaroğlu


Türkiye'de siyaset gündemi yaklaşan yerel seçimler ile iyice ısınırken, Moskova Güncesi olarak bizde bu konuya kayıtsız kalamadık. Bu nedenle bu sayfalarda Türkiye siyasetine ve özellikle yaklaşan yerel seçimlere ilişkin haber ve yorumlarımızı da sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Ve sonunda CHP, bize göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini kazanma şansı olan tek isim ile yani Kemal Kılıçdaroğlu ile bu seçime gireceğini duyurdu. Resmi açıklama yarın yapılacak. İstanbul, İstanbul'un ilçeleri ve diğer illerdeki seçimlere ilişkin daha geniş yorum ve yazılarda buluşmak üzere.

17 Ocak 2009 Cumartesi

Moskova'da Buzdan Heykeller Sergisi








Prospekt Mira'da bulunan Moskova Devlet Universitesi Botanik Bahçesi'nde (Вотанический Сад МГУ) yılbaşından hemen önce açılan Buzdan Heykeller Sergisi'ni bugün ziyaret etme fırsatı buldum. Öncelikle söylemeliyim ki çeşitli ağaç ve bitkilerin oluşturduğu bu şirin bahçenin karlar içindeki görüntüsü gerçekten muhteşem. Bahçenin içinde Moskova kışının tüm güzelliğini ve çekiciliğini hissedebiliyorsunuz.

Aralarında Eyfel Kulesi, Pisa Kulesi ve Kremlin Saat Kulesi'nin minyatürlerinin de bulunduğu onlarca buzdan heykel ise kesinlikle görülmeye değer. Bahçenin her köşesi ünlü bir yapının minyatürü, bir insan figürü veya başka bir şekilde buzdan heykeller ile dolu. Buzdan heykel sergisini keyifle gezerken bahçenin bir köşesinde buzdan heykel yapımına devam eden iki sanatçıyı da ilgiyle izleyebilir ve bu ilginç eserlerin nasıl yapıldığını görsel olarak anlama şansına sahip olabilirsiniz.

28 Şubat'a kadar açık olan sergiyi Moskova'daki herkese tavsiye ediyorum. Moskova Devlet Universitesi Botanik Bahçesi'nde yer alan sergiye ulaşım da çok kolay. Prospekt Mira metro istasyonundan çıkınca sadece 5 dakika yürümeniz gerekiyor. Bahçenin tam adresi Prospekt Mira Dom:26.

15 Ocak 2009 Perşembe

Azeri Mutfağı - Sevgilim Restoran / Ресторан Севгилим


Moskova'da yaklaşık 1 milyon (belki daha da fazla) Azeri'nin yaşaması doğal olarak bu şehirde Azeri mutfağının da pek çok temsilcisi bulunmasını beraberinde getiriyor. Azeri Mutfağı'nın Türk Mutfağı'na oldukça yakın olması nedeniyle de Azeri restoranları, biz Türkler tarafından sıklıkla tercih ediliyor.

Moskova'da Azeri mutfağının en iyi örneklerinin sergilendiği restoranlardan birisi Sevgilim Restoran. Oldukça zengin bir menüye sahip olan restoranda Azeri yemeklerinin her çeşidini ve pek çok kebap ve meze çeşidini bulmak mümkün. Lezzetli yemeklerinin yanısıra restoranın diğer bir özelliği ise her gün konuklarına canlı müzik eşliğinde eğlenceli dakikalar yaşatması. Geniş bir dans pisti bulunan restoranda Rus ve Kafkasya müziğinden eserler eşliğinde dans etmek de mümkün.

Kendine ait müstakil bir binada faaliyet gösteren ve çekici bir iç dekorasyona sahip olan restoranın 300 kişilik müşteri kapasitesi bulunmakta. Yaz aylarında konuklarını yazlık bahçesinde ağırlayan restoranın fiyat seviyesinin makul düzeyde olduğunu söyleyebiliriz. Restoranın dezavantajlarından birisi ise sahne yakınındaki masaların oldukca gürültülü olması. Eğer yüksek sesli müzikten hoşlanmıyorsanız sahneden uzak masaları tercih etmenizi tavsiye ederiz. Akademicheskaya Metro İstasyonu civarında bulunan restoranın adresi Ulitsa Bolshaya Cheremushkinskaya Dom:5 (Rio Alışveriş Merkezi'nin karşısı)
Ambiyans: 4/5
Yemek: 4/5
Servis: 5/5
Fiyat: 1000 - 1500 RUB (Kişi başı)

30 Aralık 2008 Salı

Yeni Yılınız Kutlu Olsun





Moskova Güncesi olarak yeni yılınızı en içten dileklerimizle kutlar; yeni yılın herkese sağlık, mutluluk, başarı ve sevgi getirmesini dileriz.

MUTLU YILLAR

17 Aralık 2008 Çarşamba

Moskova'daki Türk Restoranları





Gurbette olup da Türk mutfağını ve eşsiz Türk yemeklerini özlemeyen yoktur sanırım. Moskova'da bu özlemi gidermenin yolu ise şehrin çeşitli köşelerinde faaliyet gösteren Türk restoranlarını ziyaret etmek. Yemek kalitesi ve lezzet açısından Türkiye'de alıştığımız düzeye tam yaklaşamasalar da bu restoranlar Türk yemeklerini özleyenler için önemli bir alternatif oluşturuyor.

Moskova'da uzun suredir yaşayanlar bu restoranlar hakkında detaylı bilgiye sahip olmakla beraber, Moskova'ya yeni gelenler veya gelecek olanlar için bu restoranları kısaca tanıtmak istiyorum.

Pasha Kebap Restoran: 2008 yılında hizmete giren restoran dekorasyon ve iç mimari açısından Moskova'daki Türk restoranlarının en iyisi. Restoranın tek handikapı şehir merkezinin biraz dışında kalması ve restorana ulaşmanın çok pratik olmaması. Her türlü meze, kebap ve pide çeşidinin belirli bir lezzet ve kalite ile servis edildiği restoranda Lig TV ve D Smart'dan canlı olarak yayınlanan futbol maçlarını izlemekte mümkün. Restoranın genel fiyat seviyesi ortalamanın biraz üzerinde. Adres: Preobrajenskaya Ulitsa Dom: 7 (Metro: Preobrajenskaya Ploshad)

Bosfor Restoran: Moskova'daki Türk restoranlarının en eskisi ve en geniş müşteri kitlesine sahip olanı. Moskova'nın en turistik caddesi olan Arbat Caddesi'nde hizmet vermesi restoranın önemli bir artısı. Türk mutfağının hemen hemen her ürününü bulabileceğiniz restoranda Lig TV ve D Smart'tan yayınlanan futbol maçlarını da izleyebilirsiniz. Geniş meze çeşitleriyle ön plana çıkan restoranın yemek kalitesi ve fiyat seviyesi kabul edilebilir düzeyde. Adres. Arbat Ulitsa Dom: 47. (Metro: Smolenskaya)

Kebap Haus Restoran - Arbat: Arbat Caddesi'nin tam üzerinde bulunan ve merkezi konumu nedeniyle Türk müşteriler kadar Rus müşterilerin de rağbet ettiği restoranın menüsü kebap ve pide çeşitlerinden oluşuyor. Yaz aylarında müşterilerini yazlık bahçesinden ağırlayan restoranın dezavantajı iç dekorasyonun yeterince ferah ve çekici olmaması. Fiyat seviyesi oldukça normal olan restoranın özellikle Beyti Kebab'ı kesinlikle denemeye değer. Adres: Arbat Ulitsa Dom:22 (Metro: Smolenskaya ve Arbatskaya)

Şıkıdım Restoran: Daha çok bir esnaf lokantası havasında olan restoranın kendini diğer Türk restoranlarından farklı kılan en önemli özelliği ev yemeği tadında sulu yemek menüsünün oldukça geniş olması. Eğer canınız kuru fasülye, tas kebab, nohut, patlıcan musakka tarzı yemekler çektiyse yolunuz mutlaka Şıkıdım restorana düşmeli. Sulu yemek tercih etmeyenler için kebab menüsü de mevcut. Restoranın yemek kalitesi ve fiyat seviyesi müşterilerini memnun edecek düzeyde. Adres: Bolshoy Obchinnikovski Pereulok Arkadiya Alışveriş Merkezi 3.kat. (Metro: Novokuznetskaya)

Kebab Haus Restoranları: Evropeskiy Alışveriş Merkezi, Mega Alışveriş Merkezleri ve pek çok Aşan Alışveriş Merkezinde (Eski Ramstorelar) fast food restoran olarak hizmet veren Kebab Haus'ların en önemli lezzetleri et ve tavuk döner, kebap çeşitleri ve lahmacun. Fast food olması nedeniyle fiyatları diğer Türk restoranlarına göre daha uygun olan Kebap Haus'lar Rus müşteriler tarafından da sıklıkla tercih ediliyor.

Barbekü Restoranları: Kebap Haus'lar gibi fast food tarzında hizmet veren Barbekü restoranlarının Kebap Haus'lardan farkı menüsünde kebap, pide ve lahmacunun yanısıra sulu yemek çeşitlerini de bulundurması. Aşan'ın Sivastopolski Prospekt ve Prospekt Vernadskogo'daki alışveriş merkezlerinde (Eski Ramstorelar) bulunan Barbekü restoranlarının son zamanlardaki yemek kalitesi ilk açıldığı günleri aratır düzeyde. Fiyat seviyesi ise kendisiyle aynı kulvarda yer alan Kebab Haus'a göre bir nebze daha yüksek.